BTC$94,210+2.41%ETH$3,482+1.87%SOL$172.4-0.63%BNB$605+0.95%AVAX$38.7-1.22%LINK$18.3+2.07%BTC$94,210+2.41%ETH$3,482+1.87%SOL$172.4-0.63%BNB$605+0.95%AVAX$38.7-1.22%LINK$18.3+2.07%BTC$94,210+2.41%ETH$3,482+1.87%SOL$172.4-0.63%BNB$605+0.95%AVAX$38.7-1.22%LINK$18.3+2.07%BTC$94,210+2.41%ETH$3,482+1.87%SOL$172.4-0.63%BNB$605+0.95%AVAX$38.7-1.22%LINK$18.3+2.07%
Ana SayfaAnaliz

Yeni çağın en değerli sermayesi.

Yatırımcı olmanın en önemli gereksinimi: Filtreleyebilmek

EK
Eser KARLIK
Editör
5 dk okuma·2 gün önce
Yeni çağın en değerli sermayesi.
Sponsorluİçerik Arası — 728x90Reklam Ver →

Çok iyi hatırlıyorum bir zamanlar yatırım özellikle kripto dünyasının en büyük problemi bilgiye ulaşmaktı.

Bugün ise problem tam tersi, bilgiye ulaşmak hiç olmadığı kadar kolay.

Sabah uyandığında birkaç dakika içinde dünyanın herhangi bir yerindeki ekonomik veriye, şirket bilançosuna, merkez bankası açıklamasına veya on-chain metriğe ulaşabiliyorsun. Bir zamanlar yalnızca büyük finans kuruluşlarının erişebildiği veri setleri artık herkes için çok erişilebilir. Biz kriptoda bir veriye ya da neyin ne olduğuna ulaşabilmek için günlerce araştırır birbirimize sorarak ilerledik. ( Şimdi düşününce ansiklopedilerden internete geçiş yapmış bir nesil için çok zor bir dönem sayılmazdı :D ) 

İşin enteresan tarafı teoride bu erişim rahatlığı durumunun daha bilinçli yatırımcılar yaratması gerekirdi.

Ancak pratikte pek de öyle değil gibi.
Bilgi arttıkça yatırım kararlarının kalitesi aynı oranda artmadı, artmadığı gibi kötüleşti.

Bence sorunu artık bilgi eksikliği değil, dikkat eksikliği.

İnsanlık tarihinin hiçbir döneminde bu kadar fazla bilgi üretmedi ve hiçbir döneminde bu kadar fazla dikkat dağınıklığı yaşamadı.

Piyasalar açılmadan önce Asya’dan gelen veriler konuşuluyor, öğleden sonra Avrupa ekonomisi tartışılıyor, akşam saatlerinde ABD verileri gündemi değiştiriyor.

Gecenin ilerleyen saatlerinde yeni bir jeopolitik gelişme tüm anlatıyı yeniden şekillendiriyor, ertesi sabah ise bambaşka bir hikâyeye uyanıyoruz.

Sürekli değişen bu bilgi akışı yatırımcıya kontrol hissi veriyor, sanki daha fazla bilgi tüketmek daha doğru kararlar verecekmişiz gibi…

Aslında çoğu zaman tam tersi gerçekleşiyor çünkü her yeni veri durumu daha şeffaf bir hale getirmiyor bilakis daha karmaşık bir yapıya sokuyor.

Daha önce bir çok yazıda dile getirdiğim bir alıntı var ‘’ Sadelikten zerafet doğar’’ diyor Leonardo Da Vinci 

Şu anda karşınızdaki en büyük zorluk, doğru bilgiyi bulmak değil; hangi bilginin görmezden geleceğine karar verebilmek.

Önemli olan ile dikkat çeken şeyi aynı sanmak en büyük yanılgılardan biri,  oysa bu ikisi çoğu zaman birbirinden tamamen farklıdır.

Algoritmalar önemli bilgiyi ödüllendirmez, duygusal tepki yaratan bilgiyi ödüllendirir.

Korku ödüllendirilir. Öfke ödüllendirilir. Heyecan ödüllendirilir. Felaket senaryoları ödüllendirilir.

Bu nedenle gün boyunca en önemli gelişmelere değil, en yüksek sesle konuşulan gelişmelere maruz kalıyoruz ve zamanla piyasa hakkındaki görüşlerimiz gerçeklerden çok manşetler şekillendirmeye başlıyor.

Finansal tarihe dönüp baktığımızda büyük servetlerin manşetlerin peşinden koşanlar tarafından değil, manşetlerin ötesini görebilenler tarafından oluşturulduğunu görebiliriz.

Son birkaç yılı bir gözden geçirin lütfen, 

Yatırımcılar defalarca yaklaşan resesyonu satın aldı.
Defalarca faiz korkusunu satın aldı.
Defalarca jeopolitik riskleri satın aldı.
Defalarca tarifeleri satın aldı.
Sayısız savaş ve barış söylemi, gün içinde defalarca değişen ifadeler….


Her yeni gelişme, piyasanın geleceğini tamamen değiştirecek bir kırılma noktası olarak sunuldu ve her seferinde yatırımcıların önemli bir bölümü bir sonraki büyük felaketin geldiğine ikna oldu, ancak piyasalar çoğu zaman farklı bir hikâye anlatıyordu.

Çünkü fiyatlar bugünü değil, geleceği satın alır, haberler mevcut durumu anlatır, piyasalar ise olası senaryoları.

Bu nedenle yatırım dünyasında en pahalı deneyimlerinden biri gündemi satın almaktır çünkü gündem sürekli değişir ama trend o kadar değişken bir yapıya sahip değildir.

Bugün manşetlerde yer alan birçok olay birkaç ay sonra unutulur fakat büyük dönüşümler sessiz ilerle ve çoğu zaman ilk başta dikkat çekmezler yani sermaye akışları aslında çok daha yavaş değişir.


İnternet devrimi böyleydi.
Akıllı telefonların yükselişi böyleydi.
Bulut teknolojileri böyleydi.
Yapay zekâ böyle ilerliyor.

Kripto varlıkların kurumsal finans sistemine entegrasyonu da benzer bir süreçten geçiyor. Bize gösterilen şey var olan değişimin sadece yüzeyi yani görmemiz istenilen kısmı.

Bu dönüşümler günlük haber akışında dramatik görünmez çünkü yavaş gerçekleşirler. İnsan zihni ise ani değişimleri fark etmek için evrimleşmiştir. Sessiz dönüşümleri görmekte zorlanır tam da bu yüzden büyük bir kitle kısa vadeli dalgalanmalara odaklanırken uzun vadeli trendleri kaçırır. Oysa finansal piyasalarda büyük getiriler çoğu zaman günlük gürültüden değil, yıllar boyunca devam eden yapısal değişimlerden doğar. Bu yüzden her gün 100 analiz paylaşıp bol keseden atanlara itibar etmeyin diye sürekli tekrarlıyorum.

Burada kritik bir soru ortaya çıkıyor:

Başarılı yatırımcıları diğerlerinden ayıran şey nedir?

Daha yüksek IQ mu?
Daha gelişmiş modeller mi?
Daha fazla veri mi?

Belki bir miktar, ama bunların hiçbiri tek başına yeterli değil.

Çünkü bugün veriler, analiz araçları, bilgi kaynakları herkese açık zira gerçek fark çoğu zaman çok daha basit bir yerde oluşuyor.

Başarılı yatırımcılar diğer insanlardan daha fazla şey bilmez, daha az şeye tepki verirler.

Zamanla her bilginin eşit değere sahip olmadığını öğrenirler, bir günlük manşetin ömrü ile uzun vadeli sermaye hareketlerinin ömrü aynı değildir.

Bir merkez bankası yetkilisinin tek bir konuşması ile küresel likidite trendi aynı öneme sahip değildir, bir sosyal medya tartışması ile teknolojik dönüşüm dalgaları aynı etkiyi yaratmaz.

Yani yatırım olgunluğu çoğu zaman yeni bilgi edinmekle değil, önemsiz bilgiyi ayıklamayı öğrenmekle başlar.

Belki de içinde bulunduğumuz çağın en büyük paradoksu budur.

Bilgi hiç olmadığı kadar ucuz, dikkat ise hiç olmadığı kadar değerli.

Bu nedenle geleceğin başarılı yatırımcıları en fazla bilgi tüketenler olmayacak, en iyi filtreleri geliştirenler olacak çünkü yatırım dünyasında başarı çoğu zaman doğru bilgiyi bulmaktan çok yanlış bilgiyi elemekten geçer.

Antik filozoflar bilgeliği daha fazla şey öğrenmek olarak tanımlamazdı.

Bilgelik, neyin önemsiz olduğunu ayırt edebilme yeteneğiydi.

Finansal piyasalarda da durum farklı değil, bugün yatırımcının en büyük avantajı daha fazla ekran izlemek, daha fazla grafik takip etmek ya da daha fazla haber okumak da değil.

Asıl avantaj, gürültüyü azaltabilmek.

Çünkü bazen başarı, herkesin gördüğü şeyi ilk görenlerin değil; herkesin konuştuğu şeyi görmezden gelebilenlerin elinde birikir.


EK
Eser KARLIK
Editör

Kripto para piyasaları ve blockchain teknolojileri üzerine uzmanlaşmış editör.

Tüm yazılarını gör →